25 Temmuz 2013 Perşembe

BEYAZ


Gölgelerim yeşildi benim,
Kah uzanırdı dalga olup gökyüzüne
Kah ağaçta yaprak olurdu
Uçup da konan kelebeğin kanadı kadar hafif
Salınırdı bir yere bir de göğe.

Bulutların üstündeki masal yeri kadar ulaşılmazdı düşlerim
Rengi mordu,bazen eflatun
Yok ederdi varoluşumu dünyadan
Peri olup görünmez olurdum ya da
Melek olup,uçardım diyarlardan.

Pembeydi sevgilerim yoldan geçen insana
Kah bir tünel olurdu ucu görünmeyen
Git git bitmeyen bir dağın ortasında
Kah köprü olurdu ıssız bir adadan
Balta girmemiş ormana kadar uzanan.

Gümüş rengiydi yağmurlarım
Her vuruşunda pencereme
Yeni bir ışık parlardı kalbimden öteye
Kah akardı olmamış ırmaklardan, görünmeyen denizlere
Ve kah buhar olup uçardı serçelerin gözlerinde.

Beyazdı aşklarım su kadar,güneş kadar,bebek kadar beyaz
Kah dolardım coşkuyla sel gibi akarcasına binlerce kere
Deler geçerdim sonsuz toprakların sızılmamış kayalarından 
Kah  beklerdim doğan  günün sessizliğinde
Sükunetle işlerdim her bir oyayı ovalara yüreğimle.


Şimdi çoğu zaman kasvetli bir günün griliğinde
Hüzün soluk bir sis gibi
Kah görünür kah görünmez ama hep var
Günlerimin resmolduğu çerçevelerde
Bir kitap arasında seslenir şairimden mısralar
Hatırlatır beni bana ve der ki;
‘’birinciliği beyaza verdiler..’’
Her renkten bir buse alıp,üflerim semaya
Gökkuşağı olup, seyreder beni ve

beyaza boyanır gene dünya.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder