22 Ağustos 2013 Perşembe

SÜRE


seninle olmak
nasıldı
bil.

bir lacivert vardır
koparır ikindiyi
geceden
tatlı,iç gıcıklayan
dakikada son bulan
bir lacivert.

seninle olmak
öyleydi
o kadar sürdü

sevgili.

16 Ağustos 2013 Cuma

SABAH


bir sarı ışık damladı güneşten
sabahı uyandırdı saçlarının üstünde
çınçıraklı bir melodi çınçınladı
sessizden

iki bitişik kirpik
birbirinden ayrıldı

yüzü kirli sokak çocuğu

uyandı.

ŞEHRİN ORTASINDA



Yürüyorum
Yoldan geçen sesler
Kulağıma yarım kalan kelimelerle değip,
Yitiyor.

Yürüyorum
Adımlar sakin ,aşikar
Caddenin tam ortasında
Gülümsüyorum
Kimse görmüyor.

Bir telaş,
Doludizgin sarmış heryeri
Yürüyorum soluksuz
Sakin ama belirgin
Arabalar geçiyor içimden
Gürültülü ve eksoz dumanı yüklü
Her birinin sevdası ilişiyor göğsüme
Çil çil dağılıyor hüzünler
Yürüyorum

Bir yaşam senfonisi bu dinlediğim
Zamanın orkestra şefi olduğu
Mekanı koskoca bir şehir
Notaları hiç tükenmeyen
Güftesi yaşayan yüzler,nefesler
Mest olmuşum
Dinliyorum
Damların üstünden

Yürüyorum.

NE ZAMAN BİTTİ HAYAL KURMALAR VAKTİ


geçmişin gözbebeklerine yansıyan
sönmüş soba kokulu metruk bir oda
soğuk taşlara değen minik ayak parmakları
ısıtmaya hayaller kurardı küçük kız
canı sıkılan çocuklar devri henüz gelmemişti,
gömmedolap çiğ bir açık yeşil renkle kazınmış dimağına
sanki açsan kapıyı girivereceksin içeri gibi
duvarda saatli maarif takvimi,
pamuklu bir saten yorgan altında
kapamış gözlerini
sımsıkı
çölde prenses ya da düşler ülkesinde bir peri kızı
uçuşan tüllü elbiseyle

ısınmış parmaklarının ucu.

12 Ağustos 2013 Pazartesi

ÇOCUKTUM


Herşey ismi gibiydi
bir de
kocaman gelirdi gözüme
insanlar  ne iri
sokak kapısı ne büyüktü
yüz kişi geçerdi arasından.

Birdenbire büyümüşüm
büyümüşüm ben,
ne zaman.

İsmi gibi değil artık hiçbirşey
büyük olan şeyler küçülmüş
farketmeden

bir zaman.

ÇIĞLIK


bir sunuş mu istediğim
kökensiz,olduğu gibi ve birdenbire ortaya çıkan
avuç içinde belirgin bir sıcaklık
dağlardan gelen tanımsız bir koku
ve duyumsayışlarımın sığındığı
mini mahpusların parmaklıkları arasında
uzanmış sarmaşık

kırmak mı tüm alışkanlıklarımı birdenbire
sökmek mi tutunduğu geleneklerinden
parça parça,hiç acımadan,hissizce
yummak mı gözlerimi her türlü bilinenliğe
biteviye

bir veriş mi istiyorum,
bir parça özgürlük mü gençliğim bitene dek,
bana ait yaşarlığımda,
bir parça özbenlik mi,varlığım silinene dek.


6 Ağustos 2013 Salı

TANRI OLMAK NASIL BİŞEY TANRIM


Yukarıdan nasıl görünüyor buralar Tanrım?
Yer yer dağlık ve bolca deniz görüntüsü ardında
Korkmuş martılar,sokak köpekleri ve kediler,sinmişler köşelere
Kara kapkara büyük gibi görünen küçücük böcekler
açgözlü ve zehirli antenlerini saplarken oraya buraya
canı acırsa acısın boşver diyen kırmızı gözlü adamların
pislenmiş yürek kokusu dolu her yer..ve hala avaz avaz bağırırlar utanmazca!
oradan nasıl görünüyor burası Tanrım,
Bugün yağmur yağıyor istanbul’a,
yoksa sen mi ağlıyorsun..
Şems der ki
‘’işin Allah’a kaldıysa,korkma!’’
işte bu yüzden ben de

korkmuyorum Tanrım..

3 Ağustos 2013 Cumartesi

SONUN SONSUZLUĞU


hangi yol
sonu olmayan
hangi göz her gördüğünü anlayan
hangi ses bağırsa da duyulmayan
hangi ayna iç içe görüntülerde yansımasız
hangi ben
sayısız

hangi aşk
gerçeği işte bu’dur dediğin

hangi çile aslında hiç çekmediğin…

SÜREGELEN


Doğmak hakkımızdı
İşte doğduk
Yaşamak da öyle

Yalnız doğduk
Mecburduk

Yaşamak da öyle