SİZ BİLMEZSİNİZ
bir
tepede kelebekli dereler akarken
paçaları
ıslak
küçük
bir çocuk idi
siz
bilmezdiniz.
zamansızlık
vardı kafasında,
gerisi
her neyse ne
uçurtmalara
tutunup uçar giderdi biyerlere
pamuk
şekeriyle boyanmış yüzü
tozla
pislenmiş parçalı bulutluydu
kahkahayla
gülerdi çocuk,
hecelerken
sokağın adını köşedeki duvarda
yoğurtçunun
çınlayan sesi gelirdi kulağına
koşardı
soluksuzca,
siz
bilmezdiniz.
Şimdilerde
plastik kaplarda satılıyor yoğurtlar ve
uçurtmaların
yerine pleysteyşınlar var,
zaten
dereler de akmıyor
kelebeklerse
hiç yok.
çocuk
büyüdü,
artık
paçaları değil,yanakları ıslanır oldu
adam
diyorlar adına.
ruhunu
bıraktığı o tepeyi düşlerken kendi sonsuz karanlığında
sessiz
duruyor gibi
siz
bilmezsiniz
ağlıyor
aslında.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder